Geri verilmez hiç bir yanılgı
Posted By: Unknown On 25 December, 2010 Under: arkadaşlık , aşk , bir kadın bir erkek , Erinç Çakır , eski , hayat , insanlık halleri , kişisel , Müslüm Gürses , özlem , rahat rahat uyumak , saygı , sevgili , sıcak bakışlar , tat , yalan
baktım gördüm ki inanmak ile boku bokuna sarılmak arasında ciddi farklar varmış. dün tartıştık bakıştık dolandık durduk ki iki cümlede bitti sanki hayat (w/Erinç Çakır). şudur tüm ömrü boktaniyetin tercümesi "aşk hızlıca bağlanmanın en usturuplu yalanıdır". ee madem yalan ben buna inandım mı inanmadım mı bilemedim.
yaşanan ya da tanımlanan her bir anımızdan çıkardığım "geri verilmez hiç bir yanılgı". alabiliyor muyuz eskilerimizi, kendime baktım sakinliğime baktım.
duygularımla konuştum, kendimi dinledim, sevmek ya da aşık olmak kendi kendimizin ruhuna sattığımız en büyük orospu.
sevmek istedim sevdim, istemedim sevemedim. aşık olmak istemiyorum hayatıma giren hiç bir şeye, kör olmak en büyük bağnazlıkken deli gibi körleşmek istemiyorum.
anılarımda tat aramak ve buna rahat rahat bakabilmek tekrar tekrar bana hala huzur veriyorsa, ben sevdim diyebiliyorum. aşık olup üstüne o aşkı unutabiliyorsam siktir et gitsin bile. yanında olmasa da, kollarında bulamasan da, yanında yatamıyorsan da, hep o sıcak bakışı arıyorsan, özleyebiliyorsan ve az da olsa karşılığını görebiliyorsan sev gitsin tanıma dünyayı ama işkence yapma kimseye illa koluma gir illa sarıl bana diye, en güzel sevgi sade sevgi olandır.
en büyük yanılgı, sevgiyi sevgiliyi unutup sorumluluklarda boğulmak direnmek olağan dünyaya, sarıl sevdiğine ve dünyaya düşme yanılgılara...
sıkı sıkı sarıl en sevdiğinden başlayarak hayata, ama çok sıkma olur mu?