Kim Söylemiş Yaşıyoruz Diye
Posted By: Unknown On 17 July, 2009 Under: aile , arkadaşlık , bayat , bu mudur , can sıkıntısı , hayat , idare etmek , insanlık halleri , kim demiş yaşıyoruz diye , öğrenci , oksiyen , ölü , teoman
şimdi kağıtların üstünde gidip gelen ellerim vardı. yazıp çizip kendimi tasvirlediğim. eskiden hayat negzeldi. çocukluk mu hayattı yoksa coçukken ne yaşadığımızı mı bilmiyorduk. hayır şimdi yaşıyoruz diyeni ben bulsam boğazlarım, kime dokunsam kime yaklaşsam ölü doğanlara benzemektedir. hayattan tat alan hiç tanıdığım kalmadı sanki.
hayat ya sıkıcı ya boş ya da ikisi birden, tadına bakılası o kadar güzel anlar varken biz sıkılmayı tercih edebiliyoruz. hayır kimin aklına geldi dünyaya gelmek gerizekalılar. eskiden - çok değil 3, 5 sene önce - hayat doluydum sanki; baktığım, gördüğüm, koştuğum, nefes aldığım bir dünyam vardı. hayata enerjim vardı. ya o zaman salaktık çocuktuk hayat o şekilde de güzeldi. eğlenebiliyorduk, gülebiliyorduk, tat alıyorduk hayattan...
şimdilerde ise sadece standartlar olsun diye yaşadık gibime geldi. sadece bazılarını mutlu edebilmek için yaşıyoruz. standart olsun diye akraba ziyareti, standart olsun diye anneye sarılmak, standart olsun diye gülmek, eğlenmek... kimisi zorladı diye gittik anneannemizin babaannemizin yanına, kimi zaman sırf o sarıldı diye sarılmak zorunda kalmak, eskiden gündelik hayatlarımız vardı ne bu planlar, taktikler, iç karartan denklem...
hayattan nefes alamamak, aldığında da oksiyen bulamamak... hayat bu kadar mı boğucu oldu... kışın okul bitsin diye söverken tatili beklemek, tatil gelince koşuşturmayla geçen ordan oraya bazılarını mutlu ettiğimizi sandığımız saçma sapan hallerle dolu olmak, hem tatili hem kış günlerini rezil etti yeterince...
"öğrenci" mi dersin ne dersen de, gezdim gördüm. öğrenciciğimiz okul zamanı okula söver, sınava çemkirir, zamanım yok der, tatilim yok der... çok gördüm tatil dediği zamanlarda eve sekizde gitmek zorunda kalan, alkol mü hiç kullanmadım diyen, sigara beni rahatsız ediyor ne içmesi diye kıvıran. hani tatildi, hani huzurdu.
hayatımız tek düzeye indi, okul denen salaklıkla uğraş tatillerde - okul tatili - aileyi idare et. kimse kimseyi idare etmek zorunda mı sanki. bu idare etme hali alışkanlık yapınca. arkadaşını idare et, arkadaşlığı idare et, hayatı idare et, kendini idare et....
kimse beni idare etmesin, ben kimseyi idare etmedim, etmem de... hayattan tat almaya, yaşayabilmeye, niyetim var ne olur karışmayın. gülmek -gerçekten gülmek- istedim, çok mu şey istedim?
yok artık kim okuyacak bu kadar yazıyı : kıssadan özet :
hergün birilerini idare etmekle geçen taze bahar saatinde buluşmak istemiyorum dünyayla, teoman'ın da dediği gibi dünya fahişe. ben mi kurtaracağım seks işçiliğini, dünyayla derdi olan yedi numaralı oda müsait... hayatı neden herkes istediği gibi yaşayamıyor, karışmasın kimse kimseye
hayat ya sıkıcı ya boş ya da ikisi birden, tadına bakılası o kadar güzel anlar varken biz sıkılmayı tercih edebiliyoruz. hayır kimin aklına geldi dünyaya gelmek gerizekalılar. eskiden - çok değil 3, 5 sene önce - hayat doluydum sanki; baktığım, gördüğüm, koştuğum, nefes aldığım bir dünyam vardı. hayata enerjim vardı. ya o zaman salaktık çocuktuk hayat o şekilde de güzeldi. eğlenebiliyorduk, gülebiliyorduk, tat alıyorduk hayattan...
şimdilerde ise sadece standartlar olsun diye yaşadık gibime geldi. sadece bazılarını mutlu edebilmek için yaşıyoruz. standart olsun diye akraba ziyareti, standart olsun diye anneye sarılmak, standart olsun diye gülmek, eğlenmek... kimisi zorladı diye gittik anneannemizin babaannemizin yanına, kimi zaman sırf o sarıldı diye sarılmak zorunda kalmak, eskiden gündelik hayatlarımız vardı ne bu planlar, taktikler, iç karartan denklem...
hayattan nefes alamamak, aldığında da oksiyen bulamamak... hayat bu kadar mı boğucu oldu... kışın okul bitsin diye söverken tatili beklemek, tatil gelince koşuşturmayla geçen ordan oraya bazılarını mutlu ettiğimizi sandığımız saçma sapan hallerle dolu olmak, hem tatili hem kış günlerini rezil etti yeterince...
"öğrenci" mi dersin ne dersen de, gezdim gördüm. öğrenciciğimiz okul zamanı okula söver, sınava çemkirir, zamanım yok der, tatilim yok der... çok gördüm tatil dediği zamanlarda eve sekizde gitmek zorunda kalan, alkol mü hiç kullanmadım diyen, sigara beni rahatsız ediyor ne içmesi diye kıvıran. hani tatildi, hani huzurdu.
hayatımız tek düzeye indi, okul denen salaklıkla uğraş tatillerde - okul tatili - aileyi idare et. kimse kimseyi idare etmek zorunda mı sanki. bu idare etme hali alışkanlık yapınca. arkadaşını idare et, arkadaşlığı idare et, hayatı idare et, kendini idare et....
kimse beni idare etmesin, ben kimseyi idare etmedim, etmem de... hayattan tat almaya, yaşayabilmeye, niyetim var ne olur karışmayın. gülmek -gerçekten gülmek- istedim, çok mu şey istedim?
yok artık kim okuyacak bu kadar yazıyı : kıssadan özet :
hergün birilerini idare etmekle geçen taze bahar saatinde buluşmak istemiyorum dünyayla, teoman'ın da dediği gibi dünya fahişe. ben mi kurtaracağım seks işçiliğini, dünyayla derdi olan yedi numaralı oda müsait... hayatı neden herkes istediği gibi yaşayamıyor, karışmasın kimse kimseye
öldük haberimiz yok.
ayrıca cümlenin ilk harfi büyük harfle başlar. soru ve ünlem belirten cümleler gereken noktalama işareti ile biter. paragraflar biraz içerden olur hiç mi görmedin cahil. bilmiyorsan yazı yazma arkadaşım.